Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir an gelir aklına

Bir an olur yaptığın şey alır seni yıllar öncesine götürür.  Andan koparsın, zaman ve mekan varlığını yitirir. Öyle bir anlardan biri yakaladı beni kahvaltıda. Bir fincan çayda yolunu kaybetmiş kaşığı izlerken... 2000 yılların başına ışınlandım, üniversite kantininde masada bi başıma otururken buluyorum kendimi. Hayatımda ne çok şey değişiyormuş o yıllarda.. Sevdiğim, sevgilim yok yanımda. Bu istenmeyen mecburi ayrılıkta duygularıma mukayyet olmaya çalışıyorum. Gelecek hakkında ihtimaller üzerine düşünmediğim bir an yok! Bir fincan çayda yolunu kaybetmiş kaşık gibi ben de düşünceler içinde kayboluyorum. Kaç ders karıştırdım o çayı bilemiyorum. Fry_Rabbit dürtüklemesi ile dönüyorum ana.. Onun Gözlerinde korku, endişe.. “Muharrem iyi misin?” Kalbim sıkışıyor, nefes almakta zorlanıyorum. Beynimin içinde onlarca yüzlerce düşünce, kaygı var. Ne desem ona, başlıyorum bişeyler gevelemeye.. Öyle anlamsız şeyler anlatıyorum ki dostumun gözlerindeki endişe daha da artıyor. En son iyi değilim...

Bir yaz anısı

İş nedeniyle köyde kalmam gereken günde Binnur ve Özgür’ün gelmesi ve havuzu doldurmamız nedeniyle Can, Ömer ve Tunç köye gelmiş ve kalmamız gerektiğini öğrenmişlerdi. Saat ilerledikçe ortalık duruldu, herkesin uykusu geldikçe “Anne” özlemi arttı. Ömer’i ikna edebilsekte, edemediklerinizden gece yarısı anne kucağına yolculuk kaçınılmaz oldu. Ömer büyüyor, sabah yine anlattı büyüdüğünü 6,5 yaşında ki kocaman oğlum. “Baba biliyormusun ben aslında Özgür’ü kaldırabiliyorum. O kaldıramayacağımı düşünüyor. Ama aslında o sinir olmasın diye ben onu azıcık kaldırabilmiş gibi yapıyorum.” Teşekkürler sabah sabah içimi ısıttığın için...

Ah o keçiler

Ne büyük erdem uyuyabilmek. Genellikle huzurun göstergesi, nadiren de depresyonun.. Kaçtı bi kere keçiler, yakalayana aşkolsun... Nerede o çitten atlayanlar? Sahi kaçtaydık! 1, 2 tamam 3 ne kaldı..